sürekli bir seferilik halleri, bir flaneur durumları, her an her yere gidebilme özgürlüğü ya da sınırlandırılmışlığı…
Evime bir şey almıyorum, yeni bir bardak, duvara poster ve hatta dolaba peynir. Uzun soluklu plan da yap(a)mıyorum. Önümüzdeki hafta anamlara yemeğe gidebilecek miyim acaba? İspanyolca kursunu yarıda bırakmam, düzenli spor yapamamam… düzenli işlere kalkışmamam için hep uyarı oluyor. Eve uğradığımda çamaşırları yıka, buzdolabında bozulanları çöpe at, yeniden valizi hazırla…
Bu yüzdendir birisine bağlanmamak için çabam, aşık olup bir de meridyen farkını araya sokuşturmam.
"gidip dinlenmeliyim, artık içki içmeliyim
özlüyorum o hiç görmediğim"