"Okuma" nın, üzerine kurgulanan san'at ise işin zanaat kısmına geçtiği gibi, okumakla derdi olan insanları ilgilendirir, çoklukla. Okumak dediysek kitap okumak değil yalnızca ama bugünlük direkt kitap okumak ile derdim. (Ilgilenenler için j. Berger'den başlayıp, Aldous Huxley'e uğrayıp, oradan Wim Wenders filmlerindeki kurgu okumalarına kadar bir çok kaynak/adam önerebilirim ama konuyu dağıtmayalım)
Şimdi kimse bana "yolculuk varılacak noktadan ziyade gidişattır" demesin, ben yolculuğumu B noktasına varmak için yaparım, A ile B arasını doldurarak.
Okumakla ilgili her derdi olan entellekt gibi benim de takıntılarım var, üstüne benim yolculuklarla da ilgili takıntılarım var. Kabul etmeliyim ki takıntılı bir adamım, bununla övünürüm. Meramı olmayan adamın mecali olmaz (buradan atasözü çıkar mı acep?)
Yolculuklardaki okumaların değeri, sevgilinizi kokusuyla özdeşleştirmek gibidir. Her gün sevgili/koku değiştir(e)mezsiniz (en azından ben yapamıyorum). Üstelik koku hafızası gibi güçlü bir noktayla bağdaştırmak da yanlış kabul edilebilir. O kadar da ön yargılı olmadan son yaptığınız yolculukları nasıl hatırladığınızı düşünün? Farklı yerlerde yediğiniz yemekler mi, arkadaşınızla/sevgilinizle yaptığınız görüşme mi yoksa gördüğünüz muhteşem mimari yapı mı? Bunların herbirinin ayrı önemi olsa da benim tercihim o sırada okuduklarımdır. Bu yüzden "yolculuk kitapları" hafife alınmamalıdır.
Kolay okunabilirlik sizin için etken olabilir. 10 saatlik otobüs yolculuğunda zor okunan bir kitabı kenara bırakıp gazete/dergiye geçtiğim çok olmuştur, dikkatli olmak gerekir. Başladığınız kitabın devamı beklediğiniz gibi de gelişmeyebilir, hayal kırıklıklarına hazırlıklı olmalısınız.
Zadie Smith ile geçen Romanya yolculuğumun tadı damağımdadır. Harry Potter kitaplarından birisini King's Cross istasyonunda bitirdiğimde zirvede bırakmalıyım demiştim ama Zazie Metroda'yı Paris metrosunda okurken halay çekesim gelmişti.
Şimdi ayırdına varıyorum da, hemen tüm kitaplarımı en azından bir kere yolculuğa çıkarmışım. Buyüzden kitap ayraçları yerine metro geçiş kartları, uçuş "boarding pass" kağıtları, tren biletleri... kullanıyorum. Şahsi tecrübelerime göre otobüs biletleri ve kentkartlar kitap ayracı olarak uygun değil.
Yolculukta kitap okuyacaklara tavsiyeler;
-Kitap fiziksel olarak rahat okunabilmeli; hard case ya da tuğla kitaplardan uzak durun
-Yolculuğunuzu sıkıntıya sokmak istemiyorsanız nispeten rahat okuyabileceğiniz kitapları tercih edin (Tüm yolculuklarınızda Dan Brown okumayın ama)
-Let it rain (anladın sen onu)
-Okuma lambası, acaip faydalı
-Güvenlik kontrolu sırası, otobus/ucak bekleme kuyrukları... okumak icin uygun anlardır. Ayakta kitap okumanın acaip faydasını görürsünüz. Londra Metrosu'nun 2 dakika süren yürüyen merdivenlerinde neler bitirdim ben.
-"Tatilde kitap okumam ben" diyenler yazının burasına kadar nasıl sabretti?
-Yolculukta okuyacağınız kitabın ne olduğunu bilin, sonunu bilmeyin, ama yolculuktan önce 3-5 sayfasını okuyun (opsiyonel)
-Bilgisayardan, e-book'tan tad alamadım, bu yolda ilerleyenlere lafım yok ama kabul edin, aynı hissiyat yok.
-Aynı anda 2-3 kitap okumanın tadını almış mıydınız?
-Hele bi okuyun da, yolculuk bahane
Hamiş: Bahsetmiş miydim? takıntılı bi adamım.